Mevsimin Hisleri
- Gülce Aydemir
- 23 Kas 2025
- 1 dakikada okunur

Sonbahardan bahsedilince, sizin düşüncenizi bilmem ama benim içime her seferinde nazik bir sıcaklık doğar. Küçük bir kız çocuğuna benzeterek kendime sevindiğim masallar oluştururum.
Dönüşen doğanın bakırı saçlarının teline düşmüş, gözlerinde yeniden doğacak baharın umut ışıltısı. Çıtırdayan yaprakların arasında dans ederek evine giderken aldığı narin toprak kokusu küçük bedenine eşlik ediyor.
Eve girdiğinde ise annesinin ona seslenen narin sesi ve mutfaktan tüm eve hâkim olan o odunsu, tanıdık koku... Güvende olduğunu ve ne olursa olsun her şeyin yolunda gideceğini hissettiren o yüce duyguyla kucaklanmış bir kız çocuğu hayali peşinde koşarken, sanki o anı tekrar tekrar yaşıyormuş gibi huzur bulurum.
Sonbahar, benim için her zaman huzurumun mevsimi olmuştur; huzurumun rengi ise turuncu. Yeniden doğarak rahatlamanın ve bazen sadece üzerimdeki yüklerden arınmanın değerini tekrardan anlarım.
Belki de sonbaharın kalbinde bu kadar huzurlu hissetmemin nedeni, tarçından yayılan o tanıdık sıcaklıktır. Fırından yeni çıkmış tarçınlı çörek gibi... Dışarıda rüzgârın uğultusu yankılanırken, içerideki narin kokunun sadece eve değil, yavaşça içime yayılışını hissederim.
Tarçının kokusu, mevsimin bana uzattığı bir battaniye gibi; toprağın sabrını, bitkilerin sakinliğini içinde taşır.
Alınan her bir ısırıkta hem geçmişin tatlı yankısı hem de bugünün sessiz huzuru saklanır. Tarçın, insanın içini ısıtan bir mevsim misali hatırlatır: Yeniden doğmak için bazen sadece yavaşlamak ve sıcak bir duygu karşısında dünyayı durdurmak gerekir.
Sonbaharın ortasında, doğanın kalbindeki anıların içinde bulurum kendimi. Huzurun turuncuya, kokunun ise sevgiye dönüştüğü o yerde.



Yorumlar